in

Sait Ve Osman’ın Ağıdı Türküsünün Hikayesi

Olayın meydana geldiği 1935 yılında Mucur’un Babur köyünden 16 yaşındaki Mastikenin oğlu Sait, Kepez köyünden Ömer Çavuş (Şahin)’in kapısında çoban idi. Yaz sıcağında bir öğle vakti, koyunlarını Tuz Burnu denilen tepeye yatırdıktan sonra, ağasının oğlu Osman, Çolak Mehmet (Tekbaş)’ın oğlu Sait ve Sofu Mustafa’nın oğlu Hacı Mehmet Temir adlı 7 – 8 yaşlarındaki çocukları yanına alan Mastikenin Sait, serinlemek için Çildir denilen özdeki yıldırım gölüne girmeye gitmişlerdi.

Yolda giderken kimin daha iyi yüzme bildiği hususunda iddiaya tutuşan çocuklar, çoban Sait’ten önce koşup gölün kıyısına elbiselerini soyunmuşlar. İlk atlayan Osman Şahin’in, sudan çıkmadığını gören arkadaşı Sait Tekbaş, merak edip göle dalmış ve suyun derinliklerinde kaybolmuştur. Çoban Mastikenin Sait ile göle atlayanlardan bir iki yaş daha küçük olan Hacı Mehmet Temir, gölün kıyısına vardıklarında Osman ve Sait’in gölden çıkmadıklarını görünce, çoban Sait korkup köyü Babur’a kaçmış, Hacı Mehmet Temir ise ağlayarak köye gelmiş, gölde boğulan çocukların ailelerine durumu haber vermiştir.

Olay yerine gelen çocukların aileleri ile köylüler, yüzme bilmeyen Halil Gök’ün beline, ucuna ekin orağı taktıkları urganı bağlayıp göle sarkıtmışlar. Gölün 10 metre derinliğinden çıkartılan iki çocuğun cesetleri kağnıya yüklenerek köye getirilmiş, yıkandıktan sonra feryat figan içinde defnedilmiştir.

Masum iki körpe yavrunun ölümüne çok üzülen köy halkı, günlerce yas tutmuştur. Aynı köyden Elif Can, bu acı olaya aşağıdaki şu ağıdı söylemiştir:

Hacı Mehmet gelmiş haber veriyor
Kara haber ciğerimi deliyor
Anaları koyun gibi meliyor

Yavrular nenni de körpeler nenni
Açın yüzlerini görelim nenni

Asbabı soyunmuş gölün kıyına
Sırık yetişmiyor suyun boyuna
Urgan bağladılar Halil dayıma

Yavrular nenni de kuzular nenni
Açın yüzlerini öpelim nenni

Bey babası oturuyor ocakta
Şıh Sayıt küçük de Caney kucakta
Terlemiş bunalmış sarı sıcakta

Osman’ım nenni de aslanım nenni
Açın gül yüzünü göreyim nenni

Çolak Mehmet yavrum diye bozular
Ağlaşıyor anasıyla bacılar
Gömüğe gark olmuş çifte kuzular

Sayıt’ım nenni de yiğidim nenni
Açın gül yüzünü öpeyim nenni

Gezdir Ömer Çavuş kır atı gezdir
Eğer davan varsa istida yazdır
Davan yoksa gayrı mezarı kazdır

Osman’ım nenni de aslanım nenni
Açın gül yüzünü öpeyim nenni

Ak gül idim bahçenizde açıldım
Ecel geldi içinizden seçildim
Sayıt’ımı avucumdan uçurdum

Sayıt’ım nenni de bebeğim nenni
Açın gül yüzünü göreyim nenni

Comments

Bir cevap yazın

Loading…

0

Comments

0 comments