in

Yine Bir Mürşide Varmadan Olmaz Türküsünün Hikayesi

Arzulayıp sana geldim
Pirim Hacı Bektaş Veli
Eşiğine yüzüm sürdüm
Pirim Hacı Bektaş Veli

Bektaşilik ve Alevilikte pirlere, mürşitlere son derece saygı ve sevgi gösterilir. Onların manevi kişiliklerinden yardım istenir. Dergahları, mezarları sık sık ziyaret edilir. Mürşitler ikinci derecede önderlerdir. Bölge bölge bunların dergahlarına bağlanılır. Ayrıca, hepsi birden Hacı Bektaş Veli’ye bağlanır.

Hacı Bektaş Veli tarikatin ilk ve asıl piridir. Horasan’da (Nişabur’da) doğmuştur. Doğum tarihi 1242, adı Mehmed’dir. Gelenek üzere soyu, on sekizinci göbekten Hazreti Ali’ye ulaşır. Türkistan’dan Anadolu’ya, hocası Ahmed Yesevi tarafından gönderilmiştir. Nişabur’dan yola çıkan Hacı Bektaş, Necef, Mekke, Medine’ye giderek Hacı oldu. Oradan Kudüs, Şam, Halep ve Elbistan yörelerini dolaşarak 1281 tarihlerinde Anadolu’ya geldi.

Kırşehir yakınlarındaki Suluca Karahöyük denilen köye yerleşti. Anadolu Selçuklularının son zamanlarında çıkan Babaî ayaklanmaları sonucu bozulup kaçanlar, Hacı Bektaş’ın yanında toplandılar. Az zamanda çevresinde büyük birikmeler oldu. Ve gitgide ünü bütün Anadolu ve Trakya’ya, Balkanlara kadar yayıldı. Her tarafta yüzlerce tekke kuruldu, tarikatı iyice yayıldı. Hacı Bektaş Veli, doksan beş yaşında olduğu halde 1337 yılında öldü. Türbesi bu gün Hacı Bektaş kasabasındadır. Türbesiyle birlikte geniş bir tekkesi vardır. Burası Bektaşiliğin yönetim merkezi olmuştu.

Yaşantısını baştan başa anlatan Menakıb-name’si vardır. Bunda birçok kerametleri anlatılır. Bunlar onu öven şiirlerde de geçer. Bunlardan bir duvarı yürütmesi, darı çeçi üzerinde namaz kılması, Zemheride, yani kışın en soğuk günlerinde gül yetiştirmesi, kendisine yiyecek getiren bir kadının yağ ve bal kaplarının ağzına kadar dolması da vardır. Bu kadın Bektaşilerce kutlu sayılmış olan «Kutlu Melek», «Kadıncık Ana» adını verdikleri «Fatma Nuriye» hatundur. Kerametleri arasında çok ünlü olan biri de, güvercin olup uçmasıdır. Susam yaprağı üstünde de namaz kılmıştır. Yeniçeri Ocağı kurulduğu zaman onlara dua etmiş ve adını o vermiştir. Onun için Yeniçeri Ocağı Bektaşi olmuştur.

Bektaşilerin ikinci pir olarak tanıdıkları Balım Sultan’dır. Bu pir, Bektaşiliğin kuruluşuyla ilgili değildir. Kuruluştan yüz altmış dokuz yıl sonra Bektaşiliği gerçek bir örgüt durumuna getirip birçok usül ve erkan koymuştur. Balım Sultan’ın asıl ünü Bektaşiliğe «Mücerret Kolu» denilen ve hiç evlenmemek, dünya nimetlerinden uzak kalmak diye tanımlanan yolu açmış olmasındandır. Asıl adı «Hızır Balı» dır. 90 yaşında Hacı Bektaş Tekkesinde göçtü (1516).

Bundan sonra birçok mürşit, şeyh, önderler de gelmiş, her birisi birer ocak uyandırmışlardır. Bunlara karşı da büyük saygı duyulur. Kendileri için güzel övgüler söylenir. Yalnız şurasını söyleyelim ki, hepsinin yaşantısı üzerine geniş bilgi yoktur. Kimisinin ne zaman yaşadıkları bile bilinemiyor. Mürşitler, tarikat erlerinin yoldan çıkmaması, dağılmaması, her zaman canlı kalması yolunda büyük hizmetler görmüşlerdir. Onun için Bektaşilik ve Alevilik, milyonlarca kişisiyle en yaygın tarikat olmuş, halka inmesini bilmiştir. Bektaşilik Balkanlar’a, Arnavutluk ve Yugoslavya’ya kadar yayılmış, önemli dergahlar kurulmuştur.

Comments

Bir cevap yazın

Loading…

0

Comments

0 comments