in

Zelfin’den İsmail Ağa’nın Ağıdı Türküsünün Sözleri

Hele Osman’ım deli Osman’ım
Dini ayrı gavurlar ağlar
Kara kekil mor fesine
Gülgülü kefiye bağlar

Al atı teştte sulanır
Geri örküne dolanır
Her hekim bir yalan söyler
Can datlı galbim inanır

Al atı guyruk savurur
Geri sağrıya devirir
Ak elleri tabak dutar
Yemen kahvesi gavurur

Ak elleri tutar tabak
Kahve döver başı kabak
Araphasınlı içinde
Batkın imiş bizim ocak

İçerde gelin süzünür
Gapıda özne gezinir
İçi ibrişim gıyılı
Anayın evi bozulur

Hele bana gelsin efe
Zubun atlas şalvar çufa
Çerler alasıca gırat
Yıldızı değriyor gafa

Al atı yürür yel gibi
Başında efe gül gibi
Düşmanlar gana belemiş
Gömlek görünür al gibi

Gitti görünü görünü
Golu sürünü sürünü
Dönmüş de geri kişniyor
Al at biliyor yerini

Kısır kestirdiğim iğde
Gıratımın ağzı söbe
Düşman bizi eletmedi
Yara çok muyudu beyde

Evi görünmez atlıdan
Sofrası çıkar datlıdan
Günde üç bohça bozdurur
Kimi atlas kimi gutnudan

Ana şalım yok muyudu
Kıl golan kesti belimi
Al atımda engin geldi
Sıyırma yoldu golumu

Hasan Mehmed’i unuttu
Söğütlü’de düğün etti
Hep gırılsın Avşar eli
Oğlum eli bağlı gitti

Çuha seko sırma salta
Sallan babam oğlu sallan
Köyler imtihan oluyor
Dillen babam oğlu dillen

İmamgullu büyük Avşar
Ben geldim guruldu mahşer
Öyle değil mi bacısı
At kişner üzengi çığşar

Damımızın üstü otlu
Gardaş söyler dili datlı
Gardaş köy üstünden gelir
Altı üveyik gö kır atlı

Kara tabanca İngiliz
Sıkkın oturur mencilis
Bunda hiç darılmak olmaz
Gardaşa benzer hanginiz

Comments

Bir cevap yazın

Loading…

0

Comments

0 comments